|
|
5月21日
BURASIDA BENİM CENNET'İM
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur

Polisime askerime kurşun sıkanlar Terör olup kundaktaki cana kıyanlar Devletime bayrağıma öfke kusanlar Görülecek hesabımız var sizlerle Sabır taşı çatlasa bile
YA TAM SUSTURACAĞIZ YADA KAN KUSTURACAĞIZ!!!
Ne Mutlu Türküm Diyene!!
gitsem giyorum
Sevginin bir tadı kalmadı artık,
Gelip geçici bir heves diyorum
Gün ışığı düşmanım, yarim karanlık
Gözlerimi kapatıp gitsem diyorum
Her sevginin sonu hüsran ayrılık,
Böyle yaşamaktan bıkmışım artık,
Bedenimi cansız yere bırakıp,
Terketip dünyayı gitsem diyorum
Ağlayan gözlerle, yorgun kalbimle
Gülmeyi unuttum bu kaderimle,
Dönüşü olmayan uzun sefere,
Sessiz vedayla çıksam diyorum.
Doğduğum günden şu ana kadar
Ömrümden çaldılar hep azar azar
Sevdiklerim kazdılar bana mezar
Kefenime sarılıp yatsam diyorum..
Seni Seviyorum
Ne güzel şey seni seviyorum demek Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel Her baharda gece gündüz her saniye Seni seviyorum Bir kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir
Çünküsü yok nedeni yok sevmenin Zamanı hiç yok, dakikalar zaman üstü Utangaç bir gecenin kucağında Yağmurlar vuruyor pencereme Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında Aşkın ayak seslerinin duyuyorum yüreğimde Ve hasretin içimde Seni seviyorum Sesinin duymak istiyorum uyumadan önce Sabahlara kadar konuşmak Hiç kapatmamak telefonu Aynı düşlere uyumak sonra Ve uyanmak aynı güneşe kere sevdaya tutulmayagör Ateşlere yandığının resmidir Aşık dediğin mecnun misali kör Ne bilsin alemde ne mevsimidir Bir
 
GİTTİN O GİDİŞ
Sağanaklar misali yağıp gönlüme Yağmurlu bir gündü gittin o gidiş Aşkın hançerini vurup kalbime Yağmurlu bir gündü gittin o gidiş
Dönüp de bakmadın bir an yüzüme En acı sitemler geldi dilime Hüzzam şarkıları yıkıp üstüme Yağmurlu bir gündü gittin o gidiş
Önce sen kayboldun sonrada gölgen Sessiz bir vedaydı en son hediyen Titrek ellerinde siyah şemsiyen Yağmurlu bir gündü gittin o gidiş
Üşüyen ellerini elimden alıp Kırmızı şalını boynuna sarıp O son sigaranı da yarım bırakıp Yağmurlu bir gündü gittin o gidiş
SAMET CANİKLİ
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

   
 
Geceler sensiz gelir, sessizce çekip gider. Al...güneş senin olsun..geceler bana yeter Ay parçası dost düşler...sefil olsa da eğer, Sinemde gözyaşlarım..cefayı deler geçer
Taze bir bahardır..türküdür...sessiz geceler Düşüm kalem...yüreğim sayfa olur...geceler Susuşum dile gelir...umutlarım dizeler Dağ...tepe...ova...bayır...sessizliği heceler.
Saklambaç oynuyorum, hayatım pahasına Geceler güne küser...güneş düşer ardına Karlı dağdan yalanlar...köprü olur yoluna Bir benim sobelenen..geceler yeter bana.
Yarın var mı..ne zaman..düşünmenin yok sonu. Geceler perde perde..bulacaktır yolunu. Yaşlandı artık düşler...kırar dalın kolunu. Yarına gölge salar..ıhlamurun oyunu.
Kuşlar var...gecenin unutulmuş köşesinde Bir nefesim..bir de ayak sesleri...uzakta Bazen de bir çıtırtı..bir kanat sesi..ya da, Baykuş...gecenin ... yırtık...masum sessizliğinde
Umut..uzak zamanın kaçıncı uykusunda? Elbet..dönüp gelecek..zifiri karanlıkta Her düşüş...bir çıkıştır...gecelerin koynunda Geceler cömerttir..kilittir..saklar bağrında
Başıma şimşek düşse..taç olsa fırtınalar, Kederim yürek olur..sessiz geceye kanar. Yorgun mutluluğumda..kor yüklü gemi yanar. Bulutlar rehber olur..rüzgar susar..kar yağar
Geceler benim olsun..geceler yeter bana. Sarsın bütün rüyamı..geceler benden yana Hüzünler kanatlanır...düşer dağ yollarına.. Adı yok yıldızların..geceler yeter bana.
Geceler benim olsun..geceler yeter bana.
S A
Biz sanki seninle "olmayan bir trenle " bitmeyen bir tünelde"
Biz seninle uçurtma yaptık martıları, kıyısız bir denizde Göçebe kelebekler barınmıştı parmak uçlarına Beni görmeliydin burnumu bir buluta sokup ağlamıştım saatlerce
Bir otobüsün kırık koltuğunda uyuya kalmıştım
Bana böyle ölmek yakışmıyordu anlatamadım ... Biz seninle birbirimizin şiirleri, Biz seninle birbirimizin hiçbirseyi olmayı basarıyorduk
Şimdi biz birlikte görmezden geliyoruz kendimizi Biz ninniler dinliyoruz karanlıklarda olmayacak kişilerden Biz seninle çocukluk bulaştırdık kendini aslan sanan yüreklerimize..
Sahi seni özlemenin
Türkçesi ne?
♥ Ben asla anlamam deyip her gece yataga yattıgında aklına o gelip gözünden iki damla yas süzülüyorsa eger utançla iste o zaman asıksın demektir
ASK DUASI...
|
Rabbim Bir insan koy kalbime Ama o insan senin de sevdigin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun. Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce Onunla bulusmus olan sen olasin
Onunla el ele tutustugumuzda Ikimizin uzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki Ben o gözlerden sana bakayim
Bana öyle bir sevgili ver ki O gözler cennete acilan iki pencere olsun
Onunla oyle bir yolda yürüyelim ki Kilavuzumuz sen olasin ey Rabbim
Oyle bir sevgili verki bana Ona sarildigimda kainat bize baksin Birbirine sarilsin
Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin Bize bakip seytan Adem'e secde etsin Günah sevap ugruna kendini feda etsin Olüler birer birer uyansin sevgimizle
Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim! Sevgimizde Muhammed sevilsin
Oyle sevelimki birbirimizi Hz. Hatice göklerden bize seslensin Ve desin ki;
"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... bizde onlardayiz.
Bak Askimiz birkez daha yasaniyor yer yüzünde.. Allah Askimizi öyLe cok seviyorki binlerce insana yasatiyor..
|
..




11月23日
BAYRAK iNMEZ
Yolum Sâgdân!
Türkîyê Têk Sêvdâm!
GÜL KOKUNA HASRETİZ

Ya RESULULLAH , bu gece teşrif ettin dünyaya Gelişinle son verdin ,karanlık heyulaya.
Ne zulmetler son buldu,Kisra ateşi söndü Sayenizde efendim,karanlık ,güne döndü.
Emaneti koruyan,Muhammedül-emindin İtimadın kalesi,Sen en sağlam Yemindin.
Yetimdin,kimsesizdin,kimsesizler kimsesi Şefkatle uzanan el,Hak yolunun gür sesi.
Allah,Kitap bilmezdik,Karanlığı severdik Doğru yola gelmezdik,Put`umuzu överdik.
Nefislerin mahkumu zincirli kölelerdik Senin nurlu yolunda,şükür kulluğa erdik.
Allah gönderdi Seni, beşer şaşmasın diye Bir daha sapkınlaşıp,haddi aşmasın diye
Habibullah Muhammed son Nebi,son Peygamber Gel,Gör ne hallerdeyiz,sesimize cevap Ver.
Unuttuk öğretini,öğretini unuttuk Hakkı yerlere attık,batılı üstün tuttuk.
Adı barış dinini ,terörle anıyorlar Ümmetin karanlıkta,ışığı arıyorlar.
Herkes kendi halinde kurtarıyor gemiyi Vahşete yollanırken eskitiyor yeniyi.
Rehbersin Sen ya Resul,terkettik Hadisini Bıraktık elimizle,BİR ALLAHın ipini.
Gül kokuna hasretiz,Ebu cehil hortladı Zalimin zülmü devam,BİR ALLAH tan korkmadı.
Yoluna set çektiler,ümmetin gelemiyor Canı kıymetli oldu,yolunda veremiyor.
Batılın oyuncağı,ümmetinin hanesi Evimizde gürlüyor,Şeytanların bet sesi .
Ezanlar batar oldu,kulaklara ezanlar Küfrü savunur oldu,köşelere yazanlar.
Sadece künyelere İslam diye yazıldık. Garip kaldık ya Resul,haramlara ezildik.
Kur`anın ışığında kurtuluşun müjdesi Elbette rehberimiz,Muhammedin gür sesi .
Şefaatini gönder umutsuz ümmetine Muhtacız Peygamberim,muhtacız Himmetine.
Sen canımdan azizsin,anam babamdan önde “canım arzular seni”,ruhum hapis bu tende.
Seni sevmek ya Resul,yolunda yürümektir, Senden habersiz olmak,yaşarken çürümektir.
“Cihad “desem ya Resul ,ürkerler kelimeden Kurtar bizi ya Resul,ömrümüz erimeden.
Gül kokundan uzakta,ne huzur var ne rahat Bu garip ümmetine,eder misin şefaat?
SANA YÖNELDİM ALLAH'ım
SANA YÖNELDİM
Kuluna göz verdin, ''gör Beni'' dedin, Dil verdin, ''bilene sor Beni'' dedin, Gönül verdin, ''hayra yor Beni'' dedin, Gördüm, sordum, yordum, Sana yöneldim.
Nice dervişlerle, uzun söyleştim, Kör kör bakan, kullarınla eyleştim, İyi, kötü, ne verdiysen paylaştım, Aldığım hisseyle, Sana yöneldim.
Bolca bolca verdin, gönül aşımı, Müjdelere yordun, şu göz yaşımı, Hiç kimseye, eğmediğim başımı, Yalnız Sana eğdim, Sana yöneldim.
Beşer, kazanında, piştim pişeli, Kimi üzgün gördüm, kimi neş'eli, Kimi döner durur, aşka düşeli, Pervaneler gibi, Sana yöneldim.
Kimi uykulara, derince dalmış, Kimisi kararsız, ortada kalmış, Kimi, Seni arar, kimi de bulmuş, Bulanlardan oldum, Sana yöneldim.
Kimi der ki; ''varsa görünsün, bize''. Kimi, görmüş, gelmiş önünde dize. Nasıl göstermeli, görmeyen göze? Görenlerden oldum, Sana yöneldim.
Bir ana serçenin, içgüdüsünde, Tavus kuşlarının ince süsünde, Nice örümceğin, ak örtüsünde, Hep, Seni gördüm de, Sana yöneldim.
Bir lokma, bir hırka hâllere düştüm, Herkesi dost bildim, dillere düştüm, İncecik, dikenli yollara düştüm, Kan revan içinde, Sana yöneldim.
Bir kitap gönderdin, cümle âleme, Tek hecesi bile gelmez kaleme, Dedin ''Benden başka bir şey dileme'' Satır satır çözüp, Sana yöneldim.
Toprak verdin, tohum verdin ekmeye, Çile verdin, dergâhında çekmeye, O zengin sofranda, kuru ekmeğe, Razı ola ola, Sana yöneldim.
Hak verdin, bâtılı yanında kıldın, Şeytanı, insanın kanında kıldın, Akıl verip, nefsin, önünde kıldın, Nefsime hükmedip, Sana yöneldim.
Âlimin ilmini, zâlim bilir mi? Yol sokak bilmeyen, Seni bulur mu? Bilenle bilmeyen, eşit olur mu? Bilenlerden oldum, Sana yöneldim.
Kâbe'de şahlanan, elleri gördüm, Yalvarıp yakaran, dilleri gördüm, Önünde durulmaz, selleri gördüm, Kapıldım sellere, Sana yöneldim.
Gördüm; dolup taşan mâbetlerini, Dinledim; çınlayan âyetlerini, Hele, o kulların niyetlerini, Duydum, duya duya, Sana yöneldim.
Duydum; kul hakkını, yiyenler varmış, Mahşer günü yoktur, diyenler varmış, Kürkten kefen dikip, giyenler varmış, Buna şaşıp kaldım, Sana yöneldim.
Yürüdüm, sağı da solu da gördüm, Kavşakta yıllarca, düşünüp durdum, Verdiğin vicdana, elimi vurdum, ''Başka yol yok'' dedi, Sana yöneldim.
Câmi kubbeleri, güyâ büyüktü, Kubbeni görünce, bir korku çöktü, Bu nasıl mîmâri, bu nasıl yüktü? Aczimi bildim de, Sana yöneldim.
Bir köprü kurmuşsun, derler incedir, Sordum, düşenlerin hâli nicedir? Dediler; bağışlar, O çok yücedir, Nice ümitlerle, Sana yöneldim.
Kulda kusur gördüm, kuldan sakladım, Nice lekeleri, silip pakladım, Sır verdiler, sır üstüne ekledim, Doldum, dola dola, Sana yöneldim.
Akrabaya koştum, dedim; ''yaram var'', ''Biraz derincedir, incitmeden sar'' Ne yeminler etti, dedi; ''elim dar'' Asıl, bu yarayla, Sana yöneldim.
Kul gördüm, kuluna hased çekmede, Kin tohumun, nesil nesil ekmede, Bir yudum su verse, başa kakmada, ''Muhtaç etme'' dedim, Sana yöneldim.
Kulunu denedin, çöle düşürdüm, ''Bir damla su'' dedim, göle düşürdün, ''Ya hidâyet'' dedim, sele düşürdün, Boğuldum, boğuldum, Sana yöneldim.
Kimdir, dedim, hücrelere can veren? Bunca görünmezi, bakmadan gören? Kilitli, kilitsiz her yere giren? Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Kimdir, dedim, kalp gözüme nûr veren? Bana, bunca güzellikler gösteren? Bütün, şek ve şüpheleri susturan? Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Kimdir dedim, o şeytanı nâr eden? ''Ol '' deyip de, âlemleri vâr eden? Melekleri kullarına yâr eden? Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Hikmetinden ''sorgu sual'' olunmaz, Bir sel var ki içimde, karşı durulmaz, Yazdıkça yazar da, elim yorulmaz, İçim döküp döküp, Sana yöneldim.
Günah denizine, boyumca daldım, Çırpına çırpına kumsala geldim, Gör ki; bir kum tanesi de, ben oldum, Yerimi buldum da, Sana yöneldim.
Bin kez tövbelerden, şaşırıp döndüm, Bin kere nûrlandım, bin kere söndüm, Gel gör ki; bu defa, bir başka yandım, Küllere döndüm de, Sana yöneldim.
Bir zaman, şeytana eşlik ederdim, ''Herşey bu dünyada, öte yok'' derdim, Bir kara boşlukta, koşup giderdim, Gör ki; döndüm Yârab, Sana yöneldim.
Kendi gafletimden, düştüm kedere, Yıllarca suçladım, küstüm kadere, Ne fayda ki, geçen geçti bir kere, Zararlardan dönüp, Sana yöneldim.
Dünya nimetleri, başım döndürdü, Gönül gözlerime, perde indirdi, Yüreğimde, ne fenerler söndürdü, Birer birer yakıp, Sana yöneldim.
Haram pazarında, tacirlik ettim, Sermayeden oldum, kârı tükettim, İtibârım vardı Sende, yok ettim, Binbir ''eyvah!'' ile, Sana yöneldim.
Şarap; nice derde, sandım ki değer, Bunca içer miydim, bilseydim eğer, Beni sarhoş eden, adınmış meğer, Kırdım kadehleri, Sana yöneldim.
Bilmedim, verdiğin, can kıymetini, Yüklendim dünyanın, bin zahmetini, Gerçi yüzüm yok ya; o rahmetini, Yine de ver, diye, Sana yöneldim.
Nankör oldum, buldum Sana bahane, Kibirlendim, oldum deli divane, En sonunda, harmanında bir tane, Savrula savrula, Sana yöneldim.
Dediler; ''Hani, sen böyle değildin, Gaflet lekelerin, neyledin sildin? Adresi kim verdi, yolu ne bildin?'' Anlata anlata, Sana yöneldim.
''Yıllarca durmadan, meyhane sordun, Kumarhanelere tezgahı kurdun, Dört nala koşarken, nasıl da durdun?'' Dedim; ''durduran var'', Sana yöneldim.
Yön bilmez kullara, yollar neylesin, Bağlanmış kollara eller neylesin, Mızrap, sarhoş vurur, teller neylesin, Tel tel inledim de, Sana yöneldim.
Gönül pınarları, gördüm ki kurur, Kapılar kapanmış kilitli durur, Açan yok, ellerim boşuna vurur, Anahtar sormaya, Sana yöneldim.
Katı yürek gördüm, kurşunlar delmez, Yüz adım giderim, bir adım gelmez, Dediler; nankördür, teşekkür bilmez, Dedim; bilen bilir, Sana yöneldim.
Zavallı bir zümre, gördüm ki hele, Müşrikle, münâfık, vermiş elele, Hasetten çatlatır, şeytanı bile, Hâlime şükredip, Sana yöneldim.
Gördüm, daha nice, yoldan sapanlar, Dünya malın, putlaştırıp tapanlar, Haram harmanında, hasat yapanlar, Binlerce ''vah!'' ile Sana yöneldim.
Ölümsüz kim? dedim, aradım durdum, Bilgelere vardım, kapılar vurdum, Nice âlimlere, danışıp sordum, Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Ölümsüz kim? dedim; güneş ve aya, Dört milyar yaşında, fâni dünyaya, Ölümsüz kim? dedim; ateş ve suya, Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Nice âhu gözler, samur saçlara, Zümrüt saraylara, yakut taçlara, Krallara, kılıçlara, meçlere Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Kimseye benzemez, doğmaz ölmezsin, Ağlayıp sızlamaz, coşup gülmezsin, Kulumsun dediğin, dostu silmezsin, Vefâna yâr olup, Sana yöneldim.
Sabahın geceyi, kovduğu yerde, İlmin cehâleti, boğduğu yerde, Îmânın kalbime, doğduğu yerde, Hep, Seni gördüm de, Sana yöneldim.
Ağaçlar, çiçekler, çimler, fidanlar, Akrepler, böcekler, kuşlar, yılanlar, Bütün emirleri, Senden alanlar, Gördüm, göre göre, Sana yöneldim.
Fakir, fukaranın, dik başlarını, Seyrettim, onurlu savaşlarını, Bir yetim yavrunun, göz yaşlarını, Mendil mendil sildim, Sana yöneldim.
Sahipsiz, kimsesiz, felçli düşkünler, Yaşları yetmişi, çoktan aşkınlar, Bir el bekliyorlar, öyle şaşkınlar, El verdim, verdikçe, Sana yöneldim.
Bir gâzi yanında, durasım geldi, Hâli vakti nedir, sorasım geldi, Biraz vefâ bulup, veresim geldi, Yüreğim sızlayıp, Sana yöneldim.
Veren el alandan, üstün buyurdun, Bunu bütün kullarına duyurdun, Sonra da, onların seyrine durdun, Verdim, vere vere, Sana yöneldim.
Komşu kapısını, usulca vurdum, Aç mıdır, tok mudur, gizlice sordum, İki lokmam vardı, birini verdim, Rızânı almaya, Sana yöneldim.
Binbir çeşit, mahlukâtı türettin, Kimine göz verdin, kimin kör ettin, Bunca denge hesabını sır ettin, Çözmek için Yârab, Sana yöneldim.
Ölüm, bir karanlık geceyse eğer, Bunca korkulara, dedim ki; değer. Oysa; uyanmakmış, sabahmış meğer, Seherin gördüm de, Sana yöneldim.
Anam, atam, çoktan Sana varmışlar, Huzurunda, huzur ile durmuşlar, Fâtihâ gönderen evlât sormuşlar, ''Vâsıl eyle'' diye, Sana yöneldim.
Bilirim ki; adâletin yücedir, Kılıçlardan keskin, kıldan incedir, Ya, hukuk dağıtan, kullar nicedir? Sen bilirsin Yârab, Sana yöneldim.
Hak yolunda, zincirlere vuruldum, Ne fırtınalardan, durdum duruldum, Seni, serap serap, sordum yoruldum, Şimdi, pınar pınar, Sana yöneldim.
Zengin, fakir demez, bakmazsın yaşa, Sevdiğin kulunu, çalarsın taşa, Senden ne gelirse, razıyım başa, Affına sığındım, Sana yöneldim.
Dedim; vâdettiğin, o Cennet nerde? Dedin; ''kâlp gözüyle baktığın yerde.'' ''Belki, bir fakirde, belki hakirde'' Kalbim göz eyleyip, Sana yöneldim.
Oruç mükâfatı, yalnız Sendeymiş, Açlığın böylesi, ne güzel şeymiş, Sabrın lezzetine, vardım ki; neymiş!. Onu, tada tada, Sana yöneldim.
Kul gördüm; yoksundur, elden ayaktan, Dedim; yürüyemez, kalkıp yataktan, Meğerse, o Sana, yürümüş çoktan, Koştum, nefes nefes, Sana yöneldim.
Gördüm, kadın hakkı, bilmez er kişi, Zulmeder, aklınca, çünkü o dişi, En kutsal emânet, verdin ki; eşi, Başıma tâc edip, Sana yöneldim.
Kötürüm anaya, dertler yükledin, Oğlunda kızında, sabır yokladın, Ayağı altına, Cennet sakladın, Öptüm o Cenneti, Sana yöneldim.
Çektim gözlerimden, gaflet tülünü, Neyleyim, mevsimlik dünya gülünü? Yeter ki; kulunun ahret çölünü, Gül gülistan eyle, Sana yöneldim.
İster isen, bağışlarsın kulunu, Ateşlerden döndürürsün yolunu, Atlastan biçersin, kabir çulunu, Bağışla ki Yârab, Sana yöneldim.
Gördüm ki; kullara hudut çizilmiş, Gurur, kibir, kullar için değilmiş, En gururlu başlar bile eğilmiş, ''Yerle yeksan'' olup, Sana yöneldim.
Mahşerde çözülür, diller konuşur, Diller inkâr etse, eller konuşur, Göz, kulak, parmaklar, kollar konuşur, Ben, nice ikrarla, Sana yöneldim.
Duydum ki; düşünce bir ibâdetmiş, Gönül tahtın; düşünenler fethetmiş, Bilmem; bu lezzeti, kaç kulun tadmış, Tadanlardan oldum, Sana yöneldim.
Bir damladan yaptın, insan denizi, Ne huyları benzer, ne parmak izi, Daha neler gördü, şu gönül gözü, Kudretine hayran, Sana yöneldim.
Vermekle bitse de, dünya nimeti, Verdikçe artıyor, gönül serveti, Bu nasıl ticaret, nedir hikmeti? Bunca servet ile, Sana yöneldim.
Cennetten haber mi, güller lâleler? O namus beyazı, gür şelâleler? Hani, dağılır ya; suda hâleler, Büyüdüm, büyüdüm, Sana yöneldim.
Milyarlarca galaksiler, yıldızlar, Akıllar durduran, ulu sonsuzlar, Kimbilir ötede, daha neler var, Bir sorup, bin kere, Sana yöneldim.
Rızkına, bilerek, haram katmadım, Para pul verdiler, inanç satmadım, Kul elini, minnet ile tutmadım, Minnet, diye diye, Sana yöneldim.
Nefsimle savaştım, yendim, yenildim, Dostum oldu, iyi günde anıldım, Dünya makâmına, kandım yanıldım, Makâm istemeye, Sana yöneldim.
Yıllar geçer, ömür geçer âheste, İstemem, gözüm yok, altın kafeste, Bana, bir servet ver, o son nefeste; Îmân, diye diye, Sana yöneldim.
Serveti verirsin, her isteyene, İlmi, ancak, onu servet bilene, Ne mutlu ki; o serveti bulana, Gör ki; bulmak için, Sana yöneldim.
Dedin: Bir düşkünü, kim ki, dost seçer, O ince köprüden, kolayca geçer, Merhamet ekenler, merhamet biçer, Ektim de, biçmeye, Sana yöneldim.
Rızân için, karşılıksız verenler, Rızân için, gönüllere girenler, Müjdelenmiş, kâlp gözünden görenler, Müjdemi almaya, Sana yöneldim.
'Tasavvuf' dedim de, düşündüm derin, Aşk ile kalbimi kapladı yerin, Şaşırıp kaldığım, bunca eserin, Ustasını görüp, Sana yöneldim.
Kim, ne yapar, Senden, bedelin alır, Ne tehir edilir, ne hakkı kalır, Herkesin serveti, peşinden gelir, Ben, fakir hâlimle, Sana yöneldim.
Her kula katında, bir yer vermişsin, ''Onu ancak, ben bilirim'' dermişsin, Hüküm verenlere, kahredermişsin, Haddimi bildim de, Sana yöneldim.
Nefesleri sayıp, verirsin bize, Gün be gün, tükenir, görünmez göze, Şehâdet denilen, o güzel söze, Nefes ihsân eyle, Sana yöneldim.
Bunu anlatması, zor gelir dile, Nedir ki, dünyada çekilen çile, Kabir azâbını, düşünmek bile, Kuluna yetti de, Sana yöneldim.
Ne yaralar gördüm, ilâç kâr etmez, Ne hastalar gördüm, gecesi bitmez, Yine de; sabreder, isyana gitmez, Hayran, hayran bakıp, Sana yöneldim.
Kin ve intikamda, uyardın bizi, Dedin; ''Yumuşatın kâlplerinizi, Sonra; boğar sizi, öfke denizi.'' Kıyılardan döndüm, Sana yöneldim.
Topladın, beş vakit, mâbette bizi, Olduk, dalga dalga, insan denizi, Çözüldü göklerde, ruhların gizi, Onların izinden, Sana yöneldim.
Bu dünya; üç günlük bir saltanatmış, Hani, var mı onu, bir gün uzatmış? Ölüm; bazen azat, bazen azapmış, Azat, diye diye, Sana yöneldim.
Geceler sultanı, Kadir Gecesi, Yedi kat göklerde, kulların sesi, Duydum ki; yerini, bulmuş nicesi, Bir yer ver demeye, Sana yöneldim.
''O gece'' hacetler, bol tutulurmuş; ''O gece'' arayan, Dost'u bulurmuş, Gönüller, Muhammed tahtı olurmuş, Gönlümü taht edip, Sana yöneldim.
''O gece'' nefesler, yel yel olurmuş, Bulutlar nûr döker, sel sel olurmuş, Bedenler semâda, el el olurmuş, Yel yel, sel sel , el el, Sana yöneldim.
''O gece'' melekler, saf saf inermiş, ''O gece'' acılar, dertler dinermiş, ''O gece'' cehennem bile sönermiş, Ben aşk ateşiyle, Sana yöneldim.
Sahip kimdir? dedim, yüce dağlara, Engin denizlere, sonsuz çağlara, Göçüp gidenlere, kalan sağlara, Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Sahip kimdir? dedim, kurda kuşlara, Ağaçlara, topraklara, taşlara, Nice sultanlara, mağrur başlara, Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Sahip kimdir? dedim, ıssız çöllere, Şimşeklere, tayfunlara, sellere, Yedi kat semâya, bakan ellere, Hep, Seni dediler, Sana yöneldim.
Aylar döner, mevsim döner, yıl döner, Dünya döner, devran döner, yol döner, Bir gün gelir, tövbe eder, kul döner, Döndüm, döne döne, Sana yöneldim.
Mânâyı, maddeyi, önüme serdin, Defteri kalemi, elime verdin, ''Beni tanıyorsun, yaz artık'' dedin, Ne mümkün dedim de, Sana yöneldim.
Bu nâciz kuluna, ömür verdikçe, Hayrına binlerce, hayır kat YÂRAB, Dünya var oldukça, mahşere kadar, Amel defterini, açık tut YÂRAB
ÂMİN!
 ......... ) ` - . .> ' `( ...... ........ / . . . .`\ . . \ ..... ........ |. . . . . |. . .| .... ......... \ . . . ./ . ./ ...... ........... `=(\ /.=` ....... ............. `-;`.-' .......... ............... `)| ... , ...... ................ || _.-'| .... ............. ,_|| \_,/ ...... ....... , ..... \|| .' ...... ....... |\ |\ ,. ||/ ........ .... ,..\` | /|.,|Y\, ...... ..... '-...'-._..\||/ ..... ......... >_.-`Y| ....... .............. ,_|| ..... ................ \|| ..... ................. || .... ................. || .... ................. |/ ....

SENDEN GELEN HERsEYLERE sÜKÜRLER OLSUN ALLAHIM SEN HERsEYi BiLEN VEDE BAgIsLAYANSIN sÜPHESiZki
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
     Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
     Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
     Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık.
     Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
     Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim !
Arif nihat ASYA
SeN
Keşke seni farklı bir zamanda,
Bambaşka bir ortamda
Tanısaydım ve sevseydim yine delice,
Bu sefer çıkıp ta karşına sadece
Seni sevdiğimi bilmeni istemezdim
Vefasızlığına böyle sükut etmezdim.
Ancak her şey istediğim gibi de olmuyor
Sevdamın zararı yalnız benle son bulmuyor
Ve ne yazık ki ellerim kolllarım da bağlı
Seni düşünür dururum gözlerim yaşlı.
Hayatta bir tek seni ummuştum neler buldum.
Sayende yalnız bile kalamaz oldum
Çünkü ne zaman kalsam
Hayalinle saatlerim gidiyor
Ne zaman seni hayal etsem
Sonu hep hüzünle bitiyor.
Sonu hep sensiz bitiyor.
ÇİMEN GÖZLÜM
Bakma sakın gözlerime ,
Dağılırım çimen gözlüm….
Hasretin dalgalarda,
Boğulurum çimen gözlüm…
Ya benimle ya uzakta,
Sen özgürsün yasaklarda…
Arada gelsemde aklına,
Bana yetmezki çimen gözlüm…
Özlem dolu günlerimde,
Hasretinden delirsemde,
Mecnun gibi o yerlerden ,
Gelmiyorsun çimen gözlüm..
Nasıl anlatsam aşkımı sana,
Sen yalnızmısın uzaklarda,,,,
En büyük cezandır bu bana,,,
Beni unutman çimen gözlüm….
GELME SAKIN PERISAN OLACAGIM Öfkeme yenildim,
Yağmura döndüm yüzümü, Küsüp senin güneşine, İçilecek bir kadeh şarabı yarım bıraktım , Gelme. Gölgeni yıkma yoluma,
Bocalıyorum.. Kasırgalar yaratma öyle çılgınca Korkulu sağanaklarda, günes olmak gibi , Yaşadıkca sana dönerim sandım.,
Oysa suyun ateşle uyumsuzluğu gibisin. Kopabilir desem en ince yerinden, Geçmişe uyanan gözlerinin biliyorumki,, HAPSİNDEYİM
Benim kadar hiç kimse, Öyle ülke ülke dolasmadı... Uzun olsa da zorlu yollar, ne çıkar.. Sabrım zaten hep yedegimde .. Ne cıkar canlansa anılarım, Ahtapot kollarını sarmış çevreme, Varsayıp beklediğini giderim ... Giderim doğacak günlere.
Geciken bir şey var güz sularında Bilmesem baharı belki , bekle diyeceğim Artık hic olmadık yerlerdeyim senden uzak . Söyleyemedim , dilimin ucundan kaçıp gideni .. Hasretin yorduğu yerden, Acıyla terkettigim o köşeye Yeniden dönmek mi?? İstemem bırak, Çoğalan acılara dayanacak gücüm kalmadı.. Ben siirlerimin kutsal havasında gezerken, Gelmesin eski asklar geri
Beklemiyorum. Yeni heyecanlarıda tükettim, Gelme sende sakın, istemem... Yoksa yine perişan olacagım..
BEN BURDAYIM
ait olduğum ne..
anlamsızdı sözlerim..
bana güzel gelen..gidişlerim..
ve..bu şarkı gibi yarım kaldım işte..
şimdi..
yalnızım..yalnız olmadığım kadar..
kendimin oldum..kimsenin olmadığım kadar..
Bekler her gece seni,
Her gece sessiz sessiz otururken,
Düsünmemisken hiçbir seyi,
"Asik olayim" derken,
Vurulmak bir kus gibi,
En derin yerinden,
Titremek soguk bir suya girmis gibi,
Asik olmak sonunda,
Ve ölene kadar sevmek...
Kaçırınca gözlerini nefesim tutulur İçimde çığlıkları aşkın sesi duyulur Birçok söz varken sana söyleyeceğim Aklım uçar başımdan dilim lal olur.
Bir değsem saçlarına deli olurum Bir sarsam kollarıma sanki ölürüm Kalbim al ateşinle yanar kor olur Gönül dile gelir adın der durur.
Gülüm gülüm Gülüm gülüm Ah ömrümsün sen Baktığım her yerde duruyorsun sen.
Gülüm gülüm Gülüm gülüm Ah ömrümsün sen Çıkarırsan kalbinden ölürüm derdinden.
Yanıp yanıp söndü içim Parçalandım biçim biçim Unutulmuş bir yerdeyim Gel bul beni.
Düşlerime ortak oldun Hayaline esir oldum Sensiz canım Yaşanmıyor ................................................... Yaşanmıyor....................................................................
Ziyaretci Sayici
sayfamda ne kadar süre kalmışsın.
  
bay.romeo@hotmail.com tarafından yapılmışdır teşekkürler :))
www.youtube.com dan sinan turgut yazarak resim müzik albümlerimi izlerseniz
|